Prof.dr.N. Erbakan Hocamızın...   Adil düzen Konferansından ÖZETLER...!

Biz, Hak ne ise onu istiyoruz...yeter ki, hakkın hak olma özelliği olsun...

 

Cihad hepimizin üzerine farz. Cihadı sen yapta ben oturayım diyemezsin.Demeye hakkın yok. Cihad ne demek hak ve adaletin hakim kılınması demektir.

 

İnsanların ekmek, hürriyet ve huzura kavuşmasının ilacı Kuranı Kerimdedir...
İlim = Gerçek     Gerçek = İslam  Kim ben gerçeğin peşindeyim diyorsa onun dolaşıp geleceği yer İslamdır.

 

  Parmak kaldırarak kanun yapılan sistemlerle saadet bulunamaz. Kanun ehliyetli alimler, ilim adamları tarafından yapılır.Yürütme (siyasi güç) yürürlüğe koyar ve asla aslına müdahele etmez.
Devleti, Din Düzeni denetleyecek. Sadece Allahtan korkacak.
  Her yerde Hak hakim olacak...

 

Batıya sesleniyor: Her şeyinizi ( toplamayı, çıkartmayı) bizden aldınız.Aya giderken yaptığınız hesapları müslümanlardan aldınız. Eğer biz sizden  patent hakkı olarak her hesap yaptığınızda 1 para alsak ayağınızda donunuz bile kalmaz..Bire GAFİLLER..!!! 
Biz müslümanlar müşvik doktor gibi olmaya mecburuz. Diğerleri bizden kaçsa bile onlara şefkatle yaklaşmalıyız.
Dünyanın her yerinde Hak ve Adalet hakim olması için cihad etmeye mecburuz.
Yeryüzünde huzur ve sükun sadece bir kaç devletin değil, yer yüzü devletlerinin tümünün düzenlerinin adil olmasıyla mümkün olur.
Devletlerin düzeni tanzim edilmeden huzuru bulmak mümkün değildir.
Siyonizm ve Emperyalizm dünyaya hakim durumdadır. Onların temel düşünceleri ise Allahın asıl kulları biziz diğer insanlar kölemiz olacak diyorlar. İnsanlık bu yüzden felakettedir. Hayır İnsanlar köle değil HÜR olacak.
Müslüman alimlerin üç önemli eksiği var ;  1- Hastaliğa ilaç üretmiyor. Hastalığa ilaç olabilecek maddelerin bulunduğu - eczaneyi- gösteriyor. Ayeti hadisi okuyor ilaç yapmıyor.  2- Kitap yazıp rafa koymak. İşin bütününü ve temelini düşünmüyor.Orta da ev yokken, saray yokken kapı yapıyor, pencere yapıyor ambara koyuyor.Bir gün saray yapılırsa işe yarar diye.3- Alimlerimiz farkında olmadan BATI'(L)nın tesiri altında kalıyor. Batı galaksisinden kurtulamıyor. Gerçeği bulmak için mutlaka batı galeksisinden kurtulmak gerekir.
     Batının kökü eski Yunana, oradan eski Mısıra yani Firavunlara dayanır.
Batıla göre hak 4 şeyden doğar : 1- Kuvvet. Kuvvetim var, siyasi veya askeri gücüm var yaparım diyebiliyor. 2- Çoğunluk. Çoğunluk bende dilediğimi yaparım diyor. 3- İmtiyaz. Ben beyazım daha imtiyazlıyım diyebiliyor. 4- Çıkar. Çıkarım var tabiiki yaparım diyor. Batı kafası, Firavun zihniyeti bu işte.
Peygamberlere göre ise hak şu 4 sebepten doğar; 1- İnsan (doğuştan olan) hakları ki bunlar, yaşama hakkı, ırz ve namusun korunması hakkı, aklın korunması hakkı ve İnancın korunması hakkı. 2- Mülkiyet hakkı.  3- Emek. niğmetin artması ve külfetin azalmasından doğan haktır. 4- Karşılıklı -rıza ile yapılan- anlaşmalardan doğan hak.
Bütün düzenler İnsanlar için tanzim edilir. O halde insan nasıl bir varlıktır onu iyi bilmemiz gerekir. Canlılar 3 kısımdır. 1- nebatlar 2- Hayvanlar 3- İnsanlar. Nebatlar tek merkezli kromozomlu hücrelere sahiptirler. Büyürler ama hareket edemezler, Hayvanlar çift merkezli kromozomludur. Büyür,hareket eder ancak iyiyi,kötüyü vs ayırd edemezler İnsanlar ise 3 merkezli kromozomludurlar. Hayvanlara nazaran insanlarda 4 özel haslet vardır.Bunlar İyiyi-kötüyü ayırma, faydalı ve zararlıyı ayırma, doğruyu ve yanlışı ayırma adalet ve zulmü ayırma hasletleridir.  
İnsan da ki bu hasletleri toplum olarak düşünürsek 4 temel Nizam ortaya çıkar. Bunlar; İyiyi ve kötüyü ayırma hasleti DİN Düzenini, zarar ve faydalıyı ayırma hasleti İKTİSAD düzenini, Adalet ve Zulmü ayırma hasleti İDARE yani SİYASİ düzeni ve doğru ve yanlışı ayırma hasleti ise İLİM düzenini gerektirir. 

Bir insanın nere gideceğini bilmesi için nereye-nasıl geldiğine bakması lazım. İnsanlık Bu güne nasıl geldiğine bakılırsa nereye gideceğide bilinir. (estraplasyon)

İnsanlık ilk önce aileler,sonra aşiretler,kabileler ve kabile birliği olarak mezapotamya medeniyetine kadar gelmişler. Nuh a.s. ve Hz.İbrahim döneminde insanlar saadet bulmuşlar.Ardından Mısırlılar dönemiyle insanlık Karanlığa boğulmuş. Hz. Musa, hz.Davud, Hz. süleyman  aydınlık getirmiş. Daha sonra Yunanlılar döneminde insanlık tekrar karanlığa düşmüş ve Hz. İsa döneminde aydınlık dönemi başlamış. Daha sonra Bizans ve Roma dönemi başlamış ta MS 622 yılına kadar. Peygamber efendimizle birlikte İslam medeniyetiyle İnsanlık alemi huzur bulmuş 1620 ye kadar. Şimdi hangi noktadayız.Batının hakimiyetiyle bir karanlık dönemdeyiz.Bundan sonra Yine bir aydınlık dönem başlayacak. Bunu müslümanlar yapacak. Bundan sonra peygember gelmeyecek.Bu görev müslüman alimlerin içtihadıyla olacak.Çünki Kuranı Kerim bu sistemi getirmiştir. Allahu Teala buyuruyorki siz ümmetlerin en hayırlısısınız Marufu emreder münkeri nehyedersiniz.

Mağruf demek Adil düzenin hoş gördüğü, müsade ettiği Münkerse Adil düzenin men ettiği,yasakladığı şeydir.

Mutlaka yeni bir İslam medeniyeti kurulacak. İkinci İslam medeniyeti birinci İslam medeniyetinin kopyası olmayacaktır. Çünki bu günki şartlar farklıdır.
Devlet düzeni İnsan vucudu gibi ahenk içerisinde olacak.Devlette düzenler ilim,din,siyaset ve iktisad düzenleri birbirleri ile ahenk içerisinde yürüyecek ve birbirinin özüne müdahele etmeyecek.
...İnsanı insan yapan din düzenidir... 
Bütün belalar Kuvveti üstün tutan Firavun zihniyetinden kaynaklanıyor..!
Hakkı Üstün tutan Nizama geçmedikçe İnsanlar saadet bulamazlar..!
Devlet dine tasallut etmeyecek... Kendi kafasına göre fetva vermeyecek...Şimdiki siyasi güç islamda şu var şu yok diyorlar. Bırakta müslümanlıkta ne olup olmadığını müslümanlık söylesin...  Sen kim oluyorsun be adam..!?
Siyasi gücün görevi Hakkı ve adaleti muhafaza etmektir... Dinin Özüne karışamaz... İlmin özüne karışamaz...
Şeriat bir ölçüdür... Ounla ölçer ve ona göre hüküm (karar) verirsin...

 

Erbakan Kimdir Neden Sevmeliyiz. neler diyor Entrika ve  Tezgahlar. Adil Düzen